Genel Başkandan

 
Baki Yüksel’in makalesini oku 

 

 

 

 

 

 

 

 

ARŞİV Haber Arşivi
 
  SARI SENDİKANIN İTİRAFLARI

             SARI SENDİKANIN İTİRAFLARI

 

            Sarı Sendika kendi internet sitesinde ve bazı iş yerlerinin ilan tahtasında yayınladığı bildiride yine incileri döktürmüş. Neler dememiş ki:

 

            1-Türkiye Orman İşçileri Sendikasının imzaladığı Toplu İş Sözleşmesinin uygulanmasını takip etmeyerek Hukuksuzluğa yıllarca göz yumduğunu,1990–2004 yılları arasında ücret ve ikramiyelerin eksik ödenmesi nedeni ile 2009 yılından itibaren yevmiye tespit davalarını açtığını, bu konuda bazı işçiler yönünden maddi hata yaptığının anlaşıldığını, Yargıtay aşamasından geçip kesinleşen mahkeme kararlarına göre 5 Kuruş ile 5 TL arasında artışlar yanında yevmiyeler de azalmalar da olduğunu belirtiyorlar.

 

            Bir günlük peyzaj ve inşaat işçilerine kurdurulduğu için Kanunsuz olarak kurulduğu mahkeme kararı ile sabit olan bu nedenle hiçbir söz söylemeye hakkı bulunmayan bu sendika “Hukuksuzluğa yıllardır göz yumduğumuzu” söylemesi utanmazlığın ve aymazlığın açık bir kanıtıdır.

 

            Yetkili olduğumuz dönemde 14 adet Toplu İş Sözleşmesi imzaladık. Bir zamanlar işçilerimiz İş Kanunu kapsamında bile değildi. Sendikamız sıfırdan başlayıp İşçilere kadro, Yasanın üstünde fazla mesai ücreti, Yasanın üstünde izin hakkı , Yasanın üstünde ihbar tazminatı, Yasanın üstünde kıdem tazminatı, Enflasyonun çok üzerinde ücret, İkramiye, Sosyal haklar, yangın işçilerine günde 3 saat fazla mesai, tarım ve orman  işçilerinin düşük olan asgari ücretleri sanayi işçilerinin asgari ücret seviyesine çıkarılması, vahidi fiyatla çalışanların bile sigorta kapsamına alınması ve buna benzer onlarca hak Sendikamızın çok büyük mücadelesi ile işçi kardeşlerimize sağlandı…. Peki sarı sendika ne yaptı; hazıra kondu… buna ilaveten açtığımız davaları kazanmayalım diye işverenin yanında yer aldı, dava kaybedilsin diye işveren avukatlarından daha çok mücadele verdi. İşveren avukatları ile davalara müdahil olarak katıldıklarını daha önceki yazılarımızda belirtmiştik.

 

            Üyelerimiz adına işveren aleyhine on binlerce dava açtık ve yüzde 99 unu kazandık. Gerekirse bundan sonrada dava açmaya devam edeceğiz. Onlar ise yetkili oldukları 8 yılda kaç dava açtılar ve kaçını kazandılar. Bunu açıklasınlar. Açıklayamazlar çünkü sarı sendikadırlar.

 

            2-“Mahkeme kararı üzerene yapılan uygulama” başlıklı yazılarında “Mahkeme ilamı ile yevmiyesi geriye doğru kesinleşen işçiler yönünden, dava açılmayan yeni dönem için ileriye doğru yevmiyelerinin düzeltilerek sigorta primlerinin de cezasız olarak yatırılabilmesi için SGK ile görüşülmüş ve ileri doğru alacakların davasız ödenmesi için Orman Genel Müdürlüğünce genelge çıkarılması sağlanmıştır.” denilmektedir.

 

Bir tek bu madde sarı sendikanın işçileri nasıl uyutmaya çalıştığını ortaya koymaktadır. Zira davaları onlar değil Türkiye Orman İşçileri Sendikası Avukatları açmıştır. Davası henüz açılmamış yeni dönem yevmiyelerinin düzeltilmesini aksi halde dava yoluna gidileceğini Türkiye Orman İşçileri Sendikası Avukatları Orman Genel Müdürlüğünden istemiştir. (Ek-1) Orman Genel Müdürlüğü de genelge çıkarmıştır. (Ek-2)

 

            Yazılarında daha önce 11.000 kişi alacaklı çıkarken şimdi azalacağını söylüyorlar.3 üncü dönem Toplu İş Sözleşmesi ve geçici 5 inci maddesi 01.01.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. Bu güne kadar bir kişiye bile fark ödemesi yapılmadı. Sarı sendika bunu araştırıp işvereni sıkıştırması gerekirken işçiyi uyutmaya çalışıyor. Vah benim işçi kardeşim vah…

 

            Sarı sendika işverenin korkusundan ve kendi beceriksizliğinden hazıra konup bizim yaptıklarımızı kendisine mal etmeye çalışmaktadır. Ne diyelim… Doğru dürüst sendikacılık yapıp işçilere yarar sağlamaları için Allah onları ıslah etsin.

 

            3-Yine yazılarında “Konu çok sayıda işçiyi ilgilendirdiğinden 3.Dönem Toplu İş Sözleşmesine geçici 5 inci maddeyi ilave etmiştir. Bu maddede öngörülen komisyon Yargıtay’ca Onaylanan mahkeme kararlarını esas alarak tüm işçilerin yevmiyelerini yeniden hesaplamıştır.” demektedirler.

 

Nedir bu geçici 5 inci madde, Çeşitli nedenlerle yevmiyesi gerekenin altında hesaplanan işçilerden;

           

a-) Dava açanların davasını geri çekmeleri, ( Davalarını çekerlerse tüm haklarını kaybedecekleri gibi masraf ve vekalet ücreti de onlara yükletilecektir. )

 

            b-) Dava açmayanların ise dava açmamaları, ( Anayasal hak olan dava açma hakkı elinden almak isteniyor. )

 

            c-) Geriye dönük her hangi bir fark ödenmemesi koşulu, ( Tamamen yasalara aykırı olarak alabilecekleri farklar ellerinden alınmak isteniyor. )

 

            d-) Bir komisyon kurulacak ve bu komisyon olması gereken yevmiyeleri tespit edeceklerdir, ( Komisyon yevmiyeleri eksik tespit ederse maddeye göre işçi dava açıp hakkını arayamayacak. )

 

            e-) Bu güne kadar dava açanlar bu haktan yararlanmayacaklar, ( Daha önce dava açıp kazananlar bu haktan yararlanamayacağına göre artık hiçbir talepte bulunamayacaklar. )

 

            İşçiye bu kadar zarar veren sarı sendika bu maddeyi ben getirdim diye iftihar ediyor. Bu bize bir kekliğin hikayesini hatırlatıyor.

 

Zamanın birinde Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, Kuşlar Çarşısını gezer. Burada, avcılar avladıkları kuşları, tuzakçılar yakaladıkları maharetli kuşları satmaktadırlar. Bir ara padişahın gözü kekliklere ilişir. Bir grup kekliğin üzerinde, "fiyatı 1 altın" yazıyor. Hemen yanı başlarında altın kafes içindeki keklik de "fiyatı 300 altın". Padişahın gözü 300 altınlık kekliğe takılır ve sorar. "Hayırdır. Bunun diğerlerinden ne farkı var ki?" Satıcı, "Bu keklik özel eğitimli, çok güzel ötüyor, bunun ötüşünü duyan ne kadar keklik varsa hepsi onun etrafına doluşuyor. Tabii bu arada avcılar da o etrafa doluşan keklikleri daha rahat avlıyorlar" der. Padişah "Satın alıyorum" der. Parayı verir ve hemen oracıkta kekliğin kafasını koparır. Adam şaşırıp, "Ne yaptınız, en maharetli kekliğin kafasını koparttınız, yazık değil mi" diye dövünür. Padişah, "Bu kendi sınıfına ihanet eden bir kekliktir. Sınıfına ihanet edenin kafası koparılmalıdır." der. Tarihte keklik ile özdeşleşmiş olan bu kıssa da "ait olduğu sınıfa ihanet eden" herkes için öne sürülen kıssadır.

 

Sınıfına ihanet eden ve Orman İşçisini satanlara ithaf olunur.

 

 

EK-1

 

EK-2 


Geri Dön Okunma :3103
 
  Bu yazıdan çıktı ver
Sayfanın başına git
...::: Orman-İş Sendikası :::... © 2012