Genel Başkandan

 
Birol GÖK'ün makalesini oku 

 
 

 

 

ÜYE KAYIT

 

 

 ÜYE KAYIT DÖKÜMAN

 

 

 ÜYE KAYIT VİDEO

 

 

DAYANIŞMA DİLEKÇESİ

 

 

ARŞİV
 
ARŞİV Alt Kategorileri
Fotoğraf Arşivi (0)
Haber Arşivi (46)
Video Arşivi (3)
 

  TÜRK-İŞ BŞK. ERGÜN ATALAYA TAM DESTEK
TÜRK-İŞ BŞK. ERGÜN ATALAYA TAM DESTEK


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  30 AĞUSTOS BÜYÜK ZAFER
30 AĞUSTOS BÜYÜK ZAFER

 

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı! 30 Ağustos Zaferi, aziz milletimizin gücünün ortaya koyulması bakımından da büyük anlam ifade etmektedir. 26 Ağustos'ta başlayıp, 30 Ağustos'ta Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin 92. yılını bugün kutluyoruz...

"30 Ağustos Zaferi, Türk Tarihi'nin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur, ama Türk Ulusu'nun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Besbelli ki yeni Türk Devleti'nin, genç  Cumhuriyeti'nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan Türk kanları, bu göklerde uçuşan şehit ruhları, devletimizin, cumhuriyetimizin ölümsüz koruyucularıdır."
 
Ay yıldızlı bayrağımızı özgürce dalgalandıran, bu bayrağın altında özgürce yaşamamıza sebep olan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizden Allah razı olsun, mekanları cennet, ruhları şâd olsun. 
Zafer Bayramımız kutlu olsun.


 
 
 
  Türk Tarım Orman-Sen ziyaretimiz.
Türk Tarım Orman-Sen ziyaretimiz.

 

Sendikamız Yönetim Kurulu Türk Tarım Orman-Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci ve Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret etti.

 

 


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  TÜRK-İŞ BAŞKANI ERGÜN ATALAY'I ZİYARET
TÜRK-İŞ BAŞKANI ERGÜN ATALAY'I ZİYARET

 

Sendikamızın 14. Olağan genel kurulunda yenilenen yeni yönetim kurulu hep birlikte Türk-iş Konfederasyonu Sayın Ergün ATALAY'ı makamında ziyaret etti.

 


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  YENİLENEN YÖNETİM KURULUMUZ GÖREVE BAŞLADI
YENİLENEN YÖNETİM KURULUMUZ GÖREVE BAŞLADI

 

Sendikamızın 16 Eylül 2017 tarihinde yapılan 14. olağan genel kurulunda seçilen yönetim kurulumuz şu şekilde oluştu


                       Genel Başkanlığa                    Baki YÜKSEL,

                       Genel Sekreterliğe                   Enver YAVUZ 

                       Genel Mali Sekreterliğe           Birol GÖK

                       Genel Teşkilat Sekreterliğine   Metin AYAN

                       Genel Eğitim Sekreterliğine     Ahmet UÇAR,


Yenilenen yeni yönetim kurulumuzun Sendikamıza, orman teşkilatına ve orman işçisine hayırlar getirmesini dileriz. 

 

 


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.
KURBAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN.

Heyecan ve özlemle beklenen kutsal Kurban Bayramı geldi, hoşgeldin.

Türkiye orman işçileri sendikası olarak Mübarek bayram ulusumuza sağlık, huzur, mutluluk, bolluk ve bereket getirsin.

Başta orman işçisi kardeşlerimiz olmak üzere, Bayramın ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini diliyoruz.


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  ORMAN-İŞ 14. OLAĞAN GENEL KURUL İLANI
ORMAN-İŞ 14. OLAĞAN GENEL KURUL İLANI


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  RAMAZAN BAYRAMI KUTLU OLSUN
RAMAZAN BAYRAMI KUTLU OLSUN

 
Türkiye Orman İşçileri Sendikası olarak, Tüm islam aleminin ve Türk cumhuriyetlerinin mubarek ramazan bayramını kutalrız. Bayramlar berekettir, umuttur, özlemdir. Yarınlar niyettir. Dualarınız kabul olsun, sevdikleriniz hep sizinle olsun.. Bayramınız mübarek olsun... 


 
  19 Mayıs 1919 100. yıl
19 Mayıs 1919 100. yıl

Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundaki enönemli mihenk taşlarından biri olan 19 Mayıs 1919 tarihinin 100. yılı kutladığımız bu günde Türk-iş Konfederasyonu Başkanlar Kurulu  Pazar günü Samsun'da toplanacaktır. Milli Mücadelenin başlangıcının yıl dönümünde saat 11:00 de Atatürk anıtına çelenk konuacak ve saygı duruşu yapılacaktır. Başkanlar Kurulu toplantısında Ülke ve çalışma hayatında meydana gelen gelişmeler değerlendirilecektir.

Milli Mücadele’nin başladığı 19 Mayıs 1919’un 100. yılı vesilesiyle başta Samsun olmak üzere 2019 yılı boyunca tüm Türkiye’de gençlik, spor ve kültür etkinlikleri düzenlenecek.

Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, her yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin millî bayramıdır. 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkmıştır ve bugün İtilaf Devletleri'nin işgaline karşı Türk Kurtuluş Savaşı'nın başladığı gün kabul edilir. Atatürk bu bayramı Türk gençliğine armağan etmiştir.

Gençlik ve Spor Bayramı, ilk defa 24 Mayıs 1935’te "Atatürk Günü" adı altında kutlanmıştır. Beşiktaş'ın girişimleriyle Fenerbahçe Stadı'nda kutlanan bu ilk 19 Mayıs, Galatasaray ve Fenerbahçeli yüzlerce sporcunun da katılımıyla bir spor günü haline gelmiştir. Bu organizasyondan bir süre sonra gerçekleşen Spor Kongresi'nde söz alan Beşiktaş Kurucu Üyesi Ahmet Fetgeri  Aşeni kutlanan Atatürk Günü'nün tüm gençliğe mal edilebilmesi için "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı" adı altında her yıl yapılmasını teklif etmiştir. Kongrede oylanan bu öneri kabul edilmiş ve Atatürk'ün de onayıyla yasalaşmıştır. 20 Haziran 1938 tarihli kanunla "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak kutlanan bu ulusal bayramın adı 12 Eylül Darbesinden sonra "Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı" adını almıştır.


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  YEVMİYE DÜŞÜKLÜĞÜ İTİRAZ DİLEKÇESİ
YEVMİYE DÜŞÜKLÜĞÜ İTİRAZ DİLEKÇESİ

Orman Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan programla yevmiyeleri eksik ve hatalı olarak tespit edilip düşük çıkarılan işçiler, ileriye dönük yasal haklarının kaybolmaması için aşağıdaki dilekçeyi çalıştıkları işyerlerine verebilirler.

 

DİLEKÇE ÖRNEĞİ                                                                                                                                                                 

………………………. MÜDÜRLÜĞÜNE

 

Yürürlükte bulunan 4. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesinin Geçici 6. Maddesinde; “Bu toplu iş sözleşmesi kapsamında olup, çeşitli nedenlerle geçmiş yıllarda yevmiyelerinin hatalı uygulandığı ile ilgili olarak açılan ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin “geçici işçilikte geçen sürenin kıdem terfiine sayılmayan” ama “eksik zamların verilmesi gerektiği yönündeki” emsal içtihatları doğrultusunda işçilerden dava açmamaları veya açılmış dava varsa bu davadan feragat etmeleri kayıt ve şartıyla yevmiyeleri düzeltilerek işverence uygulama yapılır. Ancak bugüne kadar dava açarak lehte ya da aleyhte yevmiyesi düzeltilenler bu madde hükmünden yararlanamayacaktır.”  denilmektedir.

  Bu maddeye istinaden Müdürlüğünüz tarafından hazırlanan yevmiye döküm tablosu hatalıdır.

 Ayrıca, Müdürlüğünüz tarafından hatalı şekilde hesaplanan yevmiyelerden dolayı işçilerin ücretleri düşürülemez.

Bu husus gerek İş Kanunun 62. maddesinde; “İşçinin ücretinde indirim yapılamaz” hükme aykırı olduğu gibi Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2009 / 33569 esas ve 2009 / 28586 kararında da; “Kurumun davacı işçiye göre sahip olduğu hesaplamaya ilişkin üstün donanımı ve ödeme miktarının belirlenmesinde uzmanlığı tartışılmazdır. İşçi iyi niyetlidir. Taraflar arasında ekonomik ve sosyal açıdan büyük bir fark vardır. O halde somut olayın özelliği itibariyle alacaklının ( yani işverenin ) zarara katlanması gerekir.” içtihadından da görüleceği üzere ücretimden kesinti yapılması hem adalete hem hukuka hem de Yargıtay kararlarına aykırı olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.01.1973 gün 6 / 2 sayılı kararı ile Danıştay Büyük Genel Kurulunun 22.12.1973 gün 8 / 4 sayılı kararı da içerik olarak yukarıda varılan sonucu desteklemektedir.

 

 Mağduriyet yaşamamam ve Yargı yoluna başvurmamam için gerekli hassasiyetin gösterilmesini ve haksızlığa meydan verilmemesi hususunda;

 Gereğini arz ederim. … / 10 / 2014

 

ADI SOYADI

                                                                                                                                                                        İMZA 

 

 ADRES          :

……………………………………………….

 

                            DİLEKÇE ÖRNEĞİNİ BİLGİSAYARINA İNDİR


 
Eklenme Tarihi : 17.10.2014

  Bu yazıdan çıktı ver
 
 
  KORUYUCU GİYİM EŞYASI VE MALZEMESİ
KORUYUCU GİYİM EŞYASI VE MALZEMESİ

 

01.01.2013-31.12.2014 yürürlük süreli 4. Dönem İşletme Toplu İş Sözleşmesinin “Koruyucu Giyim Eşyası ve Malzemesi” başlıklı 71. Maddenin c fıkrası; “ Meşin gocuk, ayakkabı, kışlık elbise, yazlık elbise, meşin ceket ile kravat-papyon malzemelerinin alımı için işverence 2013 yılında ödenen yıllık gider toplamının 2013 yılı ortalama toplam işçi sayısına bölünmesi ile ortaya çıkan tutar işçilere, 2014 yılında giyim eşyası bedeli olarak ( kaldırılan Ek-5 yerine ) iki eşit taksitte ödenir. Ancak süresi sona eren toplu iş sözleşmesinin 75. Maddesine göre 2014 yılında giyim yardımı verilen işyerindeki işçilere giyim yardımı yapılan dönem için ayrıca nakdi giyim yardımı yapılmaz.” denilmektedir.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü ile taraf Öz Orman İş Sendikası arasında yapılan protokol ile 2013 yılında tüm işçilere ödenen giyim yardımı miktarı yıllık ortalamasının brüt 350,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Protokolde giyim yardımının her yıl Mayıs ve Ekim aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenmesine, bundan sonra yapılacak toplu iş sözleşmelerinde ücret zammı oranında artırılmasına karar verilmiştir.

Meşin gocuk, yazlık ayakkabı, kışlık ayakkabı, yazlık elbise, kışlık elbise, meşin ceket ile kravat-papyon için %15 - %20 - %27 Gelir Vergisi dikkate alınarak hesaplamalar aşağıda gösterilmiştir.

 

ÖRNEK – 1   ( %15 Gelir Vergisi kesintisi ile yapılan hesaplama )

                        175,00 TL       Brüt Koruyucu Giyim Eşyası ve Malzeme Bedeli

  35,88 TL       % 20,50 SGK İşveren Primi

    3,50 TL       % 02,00 İşsizlik Sigortası İşveren Primi

214,38 TL       Tahakkuk Toplamı

 

  22,31 TL       % 15,00 Gelir Vergisi

    1,33 TL       % 0,759 Damga Vergisi

  35,88 TL       % 20,50 SGK İşveren Primi

  24,50 TL       % 14,00 SGK İşçi Primi

    3,50 TL       % 02,00 İşsizlik Sigortası İşveren Primi

    1,75 TL       % 01,00 İşsizlik Sigortası İşçi Primi

  89,20 TL       Kesinti Toplamı

125,11 TL       Net Ödenecek Tutar

 

ÖRNEK – 2   ( %20 Gelir Vergisi kesintisi ile yapılan hesaplama )

 

175,00 TL       Brüt Koruyucu Giyim Eşyası ve Malzeme Bedeli

  35,88 TL       % 20,50 SGK İşveren Primi

    3,50 TL       % 02,00 İşsizlik Sigortası İşveren Primi

214,38 TL       Tahakkuk Toplamı

 

  29,75 TL       % 20,00 Gelir Vergisi

    1,33 TL       % 0,759 Damga Vergisi

  35,88 TL       % 20,50 SGK İşveren Primi

  24,50 TL       % 14,00 SGK İşçi Primi

    3,50 TL       % 02,00 İşsizlik Sigortası İşveren Primi

    1,75 TL       % 01,00 İşsizlik Sigortası İşçi Primi

  96,71 TL       Kesinti Toplamı

117,67 TL       Net Ödenecek Tutar

 

 ÖRNEK – 3   ( %27 Gelir Vergisi kesintisi ile yapılan hesaplama )

 

175,00 TL       Brüt Koruyucu Giyim Eşyası ve Malzeme Bedeli

  35,88 TL       % 20,50 SGK İşveren Primi

    3,50 TL       % 02,00 İşsizlik Sigortası İşveren Primi

214,38 TL       Tahakkuk Toplamı

 

  40,16 TL       % 27,00 Gelir Vergisi

    1,33 TL       % 0,759 Damga Vergisi

  35,88 TL       % 20,50 SGK İşveren Primi

  24,50 TL       % 14,00 SGK İşçi Primi

    3,50 TL       % 02,00 İşsizlik Sigortası İşveren Primi

    1,75 TL       % 01,00 İşsizlik Sigortası İşçi Primi

107,12 TL       Kesinti Toplamı

107,26 TL       Net Ödenecek Tutar

  

 

Şimdi soruyoruz,

-          Bu sözleşmeyi imzalayan sendikacılar, bu malzemeleri bu fiyatlara alınabilir mi

-          Koruyucu giyim eşyasını nakde çevirmek işçinin lehine mi? İşverenin lehine mi? 

-          Siz kimin yanındasınız? Eyyy Öz Orman İş Sendikası! 


 
Eklenme Tarihi : 28.8.2014

  Bu yazıdan çıktı ver
 
 
  GENEL BAŞKANIMIZIN GENEL KURUL KONUŞMASI
GENEL BAŞKANIMIZIN GENEL KURUL KONUŞMASI

 Sayın divan,

Türkiye Orman İşçileri Sendikasının 13. Olağan Genel Kuruluna katılan değerli işçi kardeşlerim, sevgili misafirler.

Hepinizi yönetim kurulu ve şahsım adına en derin saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar sizlere ülkemiz ve sendikamızla ilgili gelişmelerden kısaca bilgi vermek istiyorum. Arap ülkelerinde başlayan Arap baharı ülkelerin yönetimlerini bir şekilde değiştirmiştir. En son olarak ta komşumuz olan Suriye’de yönetime karşı muhalefet oluşmuş, uzun zamandan bu yana silahlı mücadele devam etmekte. Sınır komşumuz olması nedeniyle de taraf olan ülkemiz sıkıntılar yaşamakta. Yüzbinlerce mülteci ülkemiz sınırları içindedir ve bu nedenlerle ülkemiz içerisinde olaylar çıkmaktadır. Hatay cilvegözü ?   sınır kapısında olduğu gibi buna müteakip siyasi iktidarların almış oldukları bu kararların istenildiği gibi uygulanamamasından dolayı sıkıntılar yaşanmakta. Hükümetin Kürt açılımı veya diğer bir deyimle daha fazla (ileri) demokrasi adı altında yapmak istedikleri inşallah ülkemizin daha zor duruma düşmesine neden olmaz.

En sonunda herkesin bildiği gibi gezi parkı olayları ülkemizde gerginliğe sebep olmuştur. Bilindiği gibi bu tür kriz dönemleri yalnızca ekonomik süreçleri değil toplumsal ve siyasal yapıları da derinden etkileyen dönemlerdir.

Piyasaların bu günkü işleyişinin ortaya çıkaracağı çarpık ve dengesiz sonuçlar bilinmeyen bir durum değildir. Bu güne kadar ideolojik olarak gözlerden gizlenmeye çalışılan bu durumdan. Kamunun stratejik yatırımlarda yer alması ekonomik gelişmenin planlı bir anlayışla yeniden düzenlenmesi eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi alanların toplumcu yaklaşımlarla örgütlenmesi bu krizden çıkabilmenin tek yoludur.

Avrupa Birliği normlarına göre üretimde üstün kalitenin yakalandığı yüksek büyüme döneminin sonuna gelmiş ve büyüme oranı bugün nerede ise yarı yarıya düşmüştür. İşsizlik sorunu en istikrarlı siyasi dönemde ekonomimiz yüksek büyüme hızını yakalamışken bile çözülememiştir.

Tarımda ortaya çıkan çözülme kentlerde milyonlarca işsizlerin yığılmasına neden olmuştur.

Enflasyon iki binli yılların öncesi ile karşılaştırıldığında düşmüş olmakla birlikte dünyanın en yüksek birkaç oranından biridir. Bu göstergelerin sonucu olarak gelir dağılımı olağan üstü bozulmuş durumdadır. Bu koşullarda ülkeyi yöneten siyasal iktidar, büyük bir sorumluluk altındadır.

Bu sorumluluk yalnızca ekonomik dengelerin olabildiğince düzene sokması sorumluluğu değildir. Bugün Türkiye’de iktidar olanlar toplumun karmaşık sorunlarına gerçek çözümler bulabilecek şekilde düşünmek ve davranmak zorundadırlar. Önümüzdeki dönemlerde giderek derinleşecek olan ekonomik sosyal ve siyasal kriz ortamında ülkemizi olabildiğince sağlıklı ve mümkün olabilen en az zararla çıkabilmesi için bir program oluşturmalı ve uygulamalıdır.

Özelleştirmeler durdurulmalı stratejik kurumlarda özelleştirmeler yeniden gözden geçirilerek gerekirse yeniden kamulaştırılmalıdır.

İş güvencesi işten çıkarılanların geri dönüşü sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

Halkın yaygın kullanımına konu olan doğalgaz, elektrik ve enerji maddelerinin fiyatları dengede tutulmalıdır.

Yoksul ailelere yönelik olarak merkezi bütçeden yoksulluğu önleme fonu oluşturulmalıdır.

Bankaların tüketici kredisi ve kart harcamalarına denetim getirilmelidir. Borçların ödenmesinde yeniden yapılanmaya gidilmelidir. Tarım politikaları tarımdaki yoksulluğu önleyecek şekilde yeniden düzenlenmeli. İşsizlik ve yoksullukla mücadeleler için oluşturulan fonların yönetiminde çalışanları temsilen sendikalara da yer verilmelidir.

Asgari ücretten vergi alınmamalı. Çalışanlar, memur ve işçi emeklileri enflasyona ezdirilmemelidir.

Değerli Arkadaşlar;

Şimdi de sendikamızın son yıllarda yaşadığı bazı olayları ve devam eden davalar hakkındaki gelişmeleri kısaca arz edeceğim.

2004 yılının Temmuz ayından buyana sendikamız üzerinde inanılmaz baskılar uygulanmıştır. O günkü bakanlık üst düzey yetkililerinin, siyasilerin, Hak-iş ve yandaşlarının inanılmaz baskılarına rağmen bugün dimdik ayaktayız. Gelecekten de ümitliyiz. Mücadelemize devam ediyoruz bu mücadelede bir avuç kalmamıza rağmen inancını kaybetmeyen bu güne kadar tüm olumsuzluklara göğüs geren sendikasına sahip çıkan ve bizlere destek veren siz değerli işçi kardeşlerimize çok teşekkür ediyor saygı ve minnetlerimi sunuyorum.

Hepinizin de bildiği gibi sendika olarak sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz ama içimiz rahat biliyoruz ki biz Türkiye Orman İşçileri sendikası olarak haklıyız. Her şeyden önce şunu söylemek istiyorum son 9 yıldır yaşadıklarımız bize çok şey öğretti. Bu süreçte kimin dost, kimin düşman olduğunu, kimin orman işçisi için çalışmaya gönüllü olduğunu, kimin ise ufak menfaatleri için bu mücadeleyi ve Orman İşçisini sattığını görme fırsatını bulduk.

Değerli arkadaşlar;

Hepinizin de bildiği gibi karşımızdaki sendikanın kuruluşundaki hukuksuzluklar hakkında kurulduğu günden itibaren yani 2003 yılının Temmuz ayından bugüne kadar devam eden bu süreçte 6. İş mahkemesi Tarım Orman iş sendikasını kapatma kararı verdi. Davayı bunların üyesi ve sendikanın deneticisi Vahdet Aslanoğlu ve Nebahat Ulusu açmıştı. Mahkemenin kapatma kararını bu tür davaları şahıslar açamaz Çalışma Bakanlığı veya Valilik açması gerekirdi gerekçesi ile Yargıtay bozdu. Bu bozmaya göre 6. İş Mahkemesi burada usulsüzlüğü ve kanunsuzluğu gören herkes bu davayı açabilir gerekçesi ile kararında direndi. Hukuk genel kuruluna gitti burasıda Yargıtay’ın kararına uydu.

Bu arada Orman İş Sendikası olarak Valilik ve Çalışma Bakanlığına yaptığımız yazışmalar sonucu aynı konuda Ankara Valiliği dava açtı. 13. İş Mahkemesinde devam eden bu dava sonucunda da 08.04.2008 tarihinde mahkeme kapatma kararı verdi karşı sendika temyiz etti. Karar Yargıtay da iken hepinizin de bildiği gibi bunlar peyzaj iş kolunda bir gün veya iki gün işbaşı yaptırdıkları 14 kişiye şuan mevcut olan Öz Orman İş Sendikasını kurdurdular. Mahkeme kararından 7 gün sonra 15.Nisan.2008 tarihinde 03-04.Mayıs.2008 tarihinde de Tarım Orman İş Sendikasını kapattılar. Sendika yine usulsüz 01 nolu işkolunda olmayan yeni şahıslarca kurulan sendikaya iltihak ettiler.  Yargıtay’a böyle bir sendika yok olmayan sendikayı kapatamazsınız diyerek itiraz ettiler. Yargıtay da kararı bozarak 13. İş Mahkemesine bunlar mahkeme kararından sonramı birleştiler araştırarak yeniden hüküm kur diyerek bozdu.

Bu süreç 1 yıldan fazla sürdü 13. İş Mahkemesi tekrar araştırdıktan sonra yine bunların mahkeme kararından sonra sendika kurduklarını mahkemenin kararını boşa çıkartmak için yapıldığını iyi niyetli olmadıklarını belirterek yeniden kapatma kararı aldı. Yine aynı Yargıtay sudan bir bahane ile bunlara süre vermek gerekirdi eksikliklerini tamamlamak için süre vermediğiniz için kapatamazsınız diyerek mahkemenin kararını yeniden bozdu.

Biz bildiğiniz gibi bu sahtekarlarla mücadelemize devam ettik peyzaj işkolunun 01 nolu olmadığını 10.09.2008 yılında açtığımız dava 11.09.2012 yılında yani 4 yıl bir gün sonunda mahkeme karar verdi. Yine bunların 01 nolu işkolunda olmadığını Çalışma Bakanlığındaki sicillerinin silinmesine karar verdi ama yine hepinizin de bildiği gibi Sendikalar Kanununu değiştirerek sendika kurucularının kurdukları işkolunda çalışma zorunluluğunu kaldırdılar. Sadece fiilen çalışır olması yeterli diyerek sırf bu insanlar için mecliste kanun değişti. Yargıda da bunu gerekçe göstererek mahkemenin kararını bozdu. Yani 4 yıl gibi bir süre usulsüz bir şekilde kurulduğu mahkeme kararınca da sabit olan bu sendika sözleşme yaptı aidat aldı ve bu mevcut yargı sistemi de bunlara herhangi bir yaptırım uygulamadı.

Değerli arkadaşlar istediklerini elde etmek için her yolu kendileri için mubah sayan bu çarpık zihniyetle mücadelemiz 9. Yıldan bu yana devam etmektedir. Sizleri sıktığımı biliyorum ama yine yargı ile ilgili diğer gelişmelerden de kısa olarak bahsetmeye çalışacağım. Çoğumuzun da bildiği gibi sözleşme yetkisini karşı sendika alınca bizim üyelerimizin mağdur olmamaları için Hak-İş’e bağlı bu sendikaya gidin dediğimiz 7 bin civarındaki işçi arkadaşlar karşı sendikanın üyesi olmalarına rağmen Toplu İş Sözleşmesinden yararlandırmadılar 51 yevmiye bağış yapmaları halinde T.İ.S den yararlanabileceklerini söylediler. Bize gönül vermiş arkadaşların 51 yevmiye bağış yapmadan T.İ.S fark alacakları ile ilgili açtığımız 5 kişi adına pilot davayı kazandık buna müteakip 300 civarında arkadaşlarımızda vekalet göndererek davalarının açılmasını istediler.

Biz bu davaları açtık Orman Genel Müdürlüğü ve karşı sendikanın avukatları birleşerek mevcut siyasileri de arkalarına alarak Yargıtay’ın 5 üyesi tarafından onanmış olan bu kararı maddi hata var diyerek itiraz ettiler ve aynı beş kişi Yargıtay üyeleri bu kararı bozdu. Sendika olarak bizim yaptığımız mahkeme masrafları ve bilirkişi ücretleri boşa gittiği gibi bu arkadaşlarımız da 1.100.- TL vekalet ücreti ödemek zorunda kaldılar. Yargıya güvenmenin cezasını hep birlikte çektik.

Buna müteakip biz mücadelemize devam ettik işçilerin geriye dönük alacağı gerekçesi ile işe giriş tarihinden itibaren dava tarihine kadar ücretlerinin hesaplanmasını ve son beş yılın geriye doğru farklarının ödenmesi davalarını açtık 1.600 kişi civarında bunların 500 civarındakilerinin davasını kazandık. Ücretlerini aldık. Hak sahiplerine dağıttık. Ücretlerini yukarı çektirdik.

Buna göre, Öz Orman İş Sendikası, Orman Bakanlığı ve Tühis ile anlaşarak T.İ.S geçici beşinci maddesi: hüküm koyarak çeşitli nedenlerle yevmiyesi olması gerekenin altında hesaplanmış olan işçilerden dava açanların davalarını çekmeleri dava açmamış olan işçilerin ise geriye yönelik herhangi bir fark ödememek kaydı ile olması gereken yevmiyeleri tespit edilecektir diye madde koymalarına rağmen 3 yıla yakın zamandan beri herhangi bir işlem yapılmamıştır bizim davaların kazanılması sonucu en az üç beş defa Genel Müdürlük hesaplamalar yaptırdı. Bazılarında işçi alacakları çok çıktı sonradan yapılan hesaplamalarda da işçiyi borçlu çıkarttılar bunu da uygulayamadılar şimdi bu konuda yeniden komisyon kurarak bir yol bulmaya çalışıyorlar. Neden biz onların üyesi olmasına rağmen bu davaları açıp kazanıyoruz?

Öz Orman iş Sendikasının bu konuda açmış olduğu bir tane dava olmadığı gibi bizim açtığımız bu davalara da Orman Genel Müdürlüğü ile birlikte işçinin bu paraları alamamaları için duruşmalara müdahil olma müracaatları var.

Yine son dönemlerde yani 2012 yılı sonu itibarı ile Yargıtay da ki davalar sonuçlanır mahkemedeki davalarda çok az bir bölümü kalır diye hesap yaparken, sendika ve genel müdürlük yetkilileri ile Yargıtay’la görüşülerek Orman iş ’in açtığı davalarda karar vermekte acele etmeyin diyerek Mahkeme Hakimlerine 9. Hukuk daire başkanı adliyeye giderek talimat veriyor. Bu durum hiçbir hukuk devletinde kabullenilecek bir olay değildir. Sendikamız avukatları bu konuları daire başkanı ile konuşmaya gittiğinde de inkar etmiş fakat daha sonra iş mahkemesi hakimlerine benim bu söylediklerimi Orman İş Sendikası avukatlarına kim sızdırdı diyerek sitem etmiştir.

Davalar bilirkişilere gitmiş burada hesaplamalar yapılmış biz buna göre ıslahlarını yapmışız artık karar verilmesi gerekirken hakimler karar vermiyor duruşmaları 4-5 ay gibi uzun süre ile geriye atıyor Yargıtay’dan kararlar çıkmıyor yeni yeni kararlar çıkıyor. Bunlarda sudan bahane ile Yüce Yargıtay’ca bozuluyor gerekçe ne bunlar geçmişte mevsimlik işçi idi. Bunlara kıdem terfi verilmemesi gerekirken kıdem terfi verilmiş bunları çıkartarak yeniden hesaplama yapılması için bozuluyor.

Ne acıdır ki bu bozmaların içinde hiç kıdem terfi hesaplaması olmayanlarda bozuluyor bunlar içinde itiraz ettik. Yargıtay dan mürafalı yani duruşmalı talep ettik. Aynı şekilde içinde kadrolu işçiler var bunlar içinde aynı kararla bozulmalar var. Halbuki hesaplamalarda T.İ.S. 180 gününü dolduranlara kıdem terfi verilir denilmesine ve bilirkişiler de  öyle hesaplamasına rağmen yargıda maalesef bu tür kararlar çıkmakta. Başta işçi arkadaşlarımız ve bizlerde mağdur edilmekteyiz.

Değerli arkadaşlar;

Mümkün olduğunca özetleyerek ve kısaca anlatmaya çalıştığım yargı ile ilgili bu durumun takdirini sizlere bırakıyorum. Karşımızdaki sendikada sırtını siyasi iktidara dayamıştır. Bu sayede bir yerlere gelenler işçi iradesi ile gidecek ve yok olacaklardır. Bu tip sendikalara genelde sarı sendika denir ve bunlar işverenlerin emir ve talimatları dışına hiçbir zaman çıkamazlar bugün iktidardaki partiye teslim olan yarın bunun hesabını verir bedelini öder.

İktidara yakın olduğu ve bu nedenle işçilerin sorunlarını daha kolay çözeceğini söyleyen bu sendikanın mevsimlik işçilerin kadroları için hiçbir uğraşısı yok. Sadece gazetelerinde yazarak uğraşıyormuş gibi yapıyorlar bu konu ile ilgili arayan işçileri muhatap bile almıyorlar. Aynı zamanda belediyeden gelen işçilerin durumuda aynı şekilde. Bizim tüm bu işçi arkadaşlarımızla irtibatımız devam etmektedir. Hepimizinde bilgiği gibi T.İ.S imzalandı 1. Yıl ilk altı ay %4,  2ci 6 ayda % 4. ikinci yıl %3 - %3 değerli arkadaşlar bu ücret zamları ile ilk 6 ay zammı sendikanın aidatlarına gidiyor. İkinci 6 ay ücret zamlarıda vergi dilimine giriyor. Peki işçiye ne veriliyor herhangi bir şey yok. 10 yıldır iktidarda işçinin durumu; 2004 yılında memurlarla işçiler aynı ücreti alıyorlardı. Hatta daha fazla alan işçiler vardı. Şuan en yüksek ücret alan işçi, memurların en alt kademesindeki memurdan daha düşük maaş almaktadır.

Değerli arkadaşlar bunlar yapamadı siz nasıl yapacaksınız derseniz. Biz bildiğiniz gibi dava açtık işçilerin ücretlerini yukarı çektik. Bu sistemi skala yaparak uygulamaya sokacağız. Dava açmadan çalıştığı yıla, kadro ünvanına göre ücretlerini belirleyeceğiz. Bizim buradan Öz Orman iş Sendikasına da bir çağrımız var. Orman genel müdürlüğü ile birlikte davalarda karşı çıkacaklarına bu sistemi yani skala uygulamasını getirsinler işçilerde rahat etsin.

Bu sarı sendika ile beraber hareket eden işçilerimiz Orman Genel Müdürlüğü çalışanları Orman ve Su İşleri Bakanlığında ikinci sınıf insan durumuna düşmüşlerdir. Orada da iktidara yakın olduğunu iddia eden yandaş sendikaya üye olmayanların atamaları ve tayinleri yapılmamakta. Atama ve tayinleri de bu sendika yapmaktadır. Baskılarla kurum çalışanları sindirilmiş aynı zamanda kurumun taşınmaz malları satılmış ve diğer kurumlara devir edilmiştir. Eğitim ve sosyal tesisler elden çıkarılmış. Söğüt özündeki arsalar satılmış taş bina elden çıkarılmış, Atatürk Orman Çiftliğinin bir parçası olan Gazi Yerleşkesi Başbakanlık binası olarak verilmiş. Orman Genel Müdürlüğü buradan çıkartılarak halen kiralık binalarda oturmaktadır.

( Başbakanlığa tahsis edilen araziye karşılık TOKİ ile yapılan protokol uyarınca Orman Genel Müdürlüğü idari binaları, hizmet evleri, sosyal tesislerinin yapımı ile ilgili yeterli bir çalışmanın yapıldığını da görmüyoruz.)

Değerli arkadaşlar;

Sözlerime son vermeden önemli bir konuya da açıklık getirmek istiyorum. Türkiye Orman İşçileri Sendikası olarak biz sendikacılığın maddiyat olmadan da yapılacağını bu uzun süreçte ispatlamış bulunmaktayız. Bu nedenle sendika aidatlarını % 50 ye yarım yevmiyeye düşürdük. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na da bu şeklide tüzüğümüzü gönderdik. Bugün burada da genel kurulda sizler bunu onaylayarak hayata geçireceğiz hayırlı uğurlu olsun.

Birde Öz Orman iş Sendikasının yetkisine neden itiraz ettik bununla da ilgili sizlere kısaca bilgi vermek istiyorum.

1-      Orman iş Sendikasının 2013 yılı Ocak istatistiklerinde 724 üye gözüküyor. 2013 Temmuz istatistiklerinde 182 olarak ilan ediliyor. Bu süre içerisinde bize hiç istifa gelmedi. Sendikamıza üye olan olmasına rağmen bu sayı nasıl oluyor da düşüyor demek ki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistikleri yeni sistemde bile sağlıklı değil. Tarım Orman İş’e mahkeme yetki verirken bizim 4102 üyemizin olduğunu karşı sendikanın ise 18 bin, Birlik Orman iş Sendikasının 10 bin küsür peki 4102 kişiden o tarihten itibaren kaç kişi istifa etti. Emekli olan ayrılan veya öldü de mi bizim üyemiz 724 kişiye düştü bunu soruyoruz.

2-      Hepinizin de bildiği gibi Öz Orman iş Sendikası 01 nolu işkolunda olmadığından 17 nolu işkolunda olduğundan mahkeme Çalışma Bakanlığındaki kayıtlarının silinmesine karar verdi. Bu durumda o günkü Yasalara göre geçerli olmayan sendika nasıl T.İ.S yapıyor, üye kayıt yapıyor bunu sorduk.

3-      Orman Genel Müdürlüğünde çalışan işçilere dava açar iken Orman Bakanlığı işçisi diye dava açılmış. Mahkeme yanlış dava açtınız bu işçiler Orman Genel Müdürlüğünde çalışıyor. Siz bakanlık olarak açmışsınız tüzel kişilikleri farklı diye mahkeme davayı red etti. Bizde Yargıtay’a itiraz ettik bunlarda yanı bakanlıkta bunlarında Toplu İş Sözleşmeleri aynı, ayrı ayrı değil bu nedenle davanın devamını istedik ama Yargıtay’da buralar ayrı ayrı tüzel kişiliktir bu nedenle davalar yanlış açılmıştır diye red etti.

Bizde şimdi diyoruz ki madem buralar ayrı ayrı tüzel kişilik yetkiyi de ayrı ayrı verin. Niye iki ayrı tüzel kişiliğe tek yetki veriyorsunuz diyerek itirazda bulunduk. 20 Eylül de duruşması var. Duruşmadaki gelişmelere göre nasıl hareket edeceğimizi belirleyip sizlere bildireceğiz.

Değerli arkadaşlar;

Sizlerde işçinin içindeki insanlarsınız, şuan karşı sendikadaki çoğu işçi arkadaşlar istifa edip yuvaya dönmek istiyorlar ama biz şimdilik bekleyin diyoruz. Niye T.İ.S sonuçlansın ve mahkemenin sonucunu görelim vede en önemlisi sendikaya üyelik ve istifalarda 07 Kasım 2013 tarihinde Noter zorunluluğu kalkıyor. Sendikadan istifa 160 TL, üyelik ise 60 TL bunu sendika olarak bizim karşılamamız mümkün değil, sizlere de bu kadar parayı öde bize gel demek gerçekten bize zor geliyor. Bu nedenledir ki 7 Kasım tarihini bekleyelim e-devlet sistemi üzerinden istifa ve üyelikler yürürlüğe girsin. Bu sistemin bir avantajı da işyerinde işverenden izin almadan, notere gitmeden yapılabilmesi.

Değerli arkadaşlar ne yazık ki bu yetkiye bize niye itiraz ettiniz işçiyi mağdur ediyorsunuz diyenler yetki davasının duruşmasına bile katılmamışlardır. Bunlar her konuda olduğu gibi bu konuda da samimi olmadıklarının bir göstergesidir.

Şuanda da Türkiye Orman İşçileri Sendikasının mücadelesi sizlerin büyük katkıları ile sürmekte ve sürmeye de devam edecektir.

Bizler bu mücadeleyi verirken en temel harcamalarımızda bile büyük kısıtlamalara gittik. Sendikamızın bazı bina ve sosyal tesislerini elden çıkarttık, personel sayımızı çok aza indirdik.

Sendikamızın aidat geliri olmaması sebebi ile geçmiş yılların birikimi ve Türk İş Konfederasyonunun da katkıları ile çok daha güçlü bir biçimde dayanışma ve birlik içinde hareket ederek mücadelemizi sürdürüyoruz.

Değerli arkadaşlar biz Türkiye Orman İşçileri Sendikası olarak kendimizden söz etmek istemiyoruz burada bulunanlar Orman İş Sendikası olarak bizim yaptıklarımızı çok iyi biliyorlar. Malumunuz bir zamanlar sanayii kesimi asgari ücreti ayrı, tarım ve orman kesimi asgari ücreti ayrı belirleniyor idi. Bunun kaldırılmasını sendika olarak bizler sağladık. Tarım ve ormancılık iş kolunda çalışanlar işçi bile sayılmıyorlardı İş Yasası kapsamına alınmalarını yine bizler sağladık. 2005 yılında bakanlık bünyesindeki 5520 üyemiz önce kapsam dışında idi. Verilen mücadele sonucu bunları da dahil ettirdik daha sonra koalisyon hükümetleri döneminde işçilerimizin tamamına kadro verilmesi için verilen mücadelede bazı partilerin kararnamede imzası eksik olduğu için kadro verilmeden hükümetler değişti ama 2007 yılında verilen kadrolarda bu altyapının sonucunda verilmiştir.


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  SENDİKAMIZ 13. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI
SENDİKAMIZ 13. OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

 

                        

 Türkiye Orman İşçileri Sendikası olarak 13. Olağan Genel Kurulumuzu 24-25 Ağustos 2013 tarihlerinde Türk-iş Konfederasyonu Toplantı salonunda delegelerimizin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Genel Kurulun birinci gününde Divan Başkanlığı tarafından gündem gereği çalışmalar yapılmış, ikinci günü Genel Kurul zorunlu organları seçimleri yapılarak Genel Kurulumuz neticelendirilmiştir. Bu güzel günümüzde bizleri yalnız bırakmayan üyelerimiz ve değerli misafirlemize teşekkür eder, Genel Kurulumuzun orman işçisine ve orman camiasına hayırlı uğurlu olmasını dileriz.. Genel Kurulumuzda zorunlu organlara seçilenlerin isimleri aşağıdadır.

 

    GENEL YÖNETİM KURULUMUZ    
             
    Genel Başkan : Baki YÜKSEL    
    Genel Sekreter : Enver YAVUZ    
    Genel Mali Sekreter : Birol GÖK    
    Genel Teşkilat Sekreteri : Ahmet Hilmi AKÇADOĞAN    
    Genel Eğitim Sekreteri : Ramazan AKDAĞ    
             
             
GENEL DENETİM KURULU   GENEL DİSİPLİN KURULU
             
Mehmet Ali YILDIRIMOĞLU   Ahmet UÇAR
Ünal EVRAN   Metin KONAK
Ali UZUN   Vahdet Mahmut ASLANOĞLU

 

 

 

                                 YÖNETİM KURULUMUZ

 

 

 

 


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  YENİ ADRESİMİZE TAŞINDIK
YENİ ADRESİMİZE TAŞINDIK

 

YENİ ADRESİMİZ:

KORKUT REİS MAHALLESİ,  CİHAN SOKAK  NO: 29/10  06430 SIHHIYE/ÇANKAYA/ANKARA

TEL: 0 312 229 10 56 - 312 229 10 59  FAKS: 0 312 229 21 15   

 

Orman işçisi kardeşlerimize desteğimizi devam ettirebilmek ve onlar için var olmak, mücadeleye devam etmek amacıyla daha ekonomik olan yeni Genel Merkezimize taşındık. Yeni Genel Merkezimizi Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Mali Sekreteri, Demiryol-iş Sendikası Genel Başkanı Ergün ATALAY ve Koop-iş Genel Başkanı Eyüp ALEMDAR ziyaret etti. 

TÜRK-İŞ GENEL MALİ SEKRETERİ ERGÜN ATALAY VE KOOP-İŞ GENEL BAŞKANI EYÜP ALEMDAR'IN ZİYARET RESİMLERİ

 

SENDİKAMIZ GENEL BAŞKANI BAKİ YÜKSEL

GENEL SEKRETERİ ENVER YAVUZ

G

GENEL MALİ SEKRETERİMİZ BİROL GÖK

GENEL TEŞKİLATLANDIRMA SEKRETERİ AHMET HİLMİ AKÇADOĞAN

GENEL EĞİTİM SEKRETERİ RAMAZAN AKDAĞ

YÖNETİM KURULUMUZ

 

SENDİKAMIZ AVUKATLARINDAN EMRAH ERDAL YAZICIOĞLU

SENDİKAMIZ MUHASEBE MÜDÜRÜ FATİH ERDOĞDU

SENDİKAMIZ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ SUAT FARİZOĞLU

SENDİKAMIZ MUAMELAT MÜDÜRÜ AYŞE KAN

SENDİKAMIZ HUKUK İŞLERİ KATİBİ HAYDAR KARABULUT

 

 

 


 
  TÜRK-İŞ 1 MAYIS’I ANKARA’DA KUTLADI
TÜRK-İŞ 1 MAYIS’I ANKARA’DA KUTLADI

 

  TÜRK-İŞ 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü bu yıl merkezi Ankara Anadolu Meydanı (Tandoğan) olmak üzere 81 ilde binlerce emekçiyle coşkuyla kutladı. Ankara’da 1 Mayıs kutlamaları, sabah saatlerinden itibaren Konfederasyonumuza bağlı sendikaların üyeleri ve vatandaşlarımızın katılımıyla Hipodrom Caddesi’nde toplanması ile başladı. On binlerce emekçinin oluşturduğu kortej, sloganlar eşliğinde Anadolu Meydanında bulunan miting alanına ulaştı. Anadolu Meydanı’ndaki kutlamalar Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Eyüp ALEMDAR ’ın açılış konuşmasıyla başladı ve özetle; “İşçiler, kamu çalışanları, emekliler, işsizler, dar ve sabit gelirliler, örgütsüz, güvencesiz, kuralsız çalışanlar, taşeron işçiler, geçici işçiler, kadınlar, gençler, emeği ve alın teri ile geçinenler, bu haklı davamıza destek veren, bu alanda bizleri yalnız bırakmayan emekçi kardeşlerim, değerli konuklar, değerli basın emekçileri... Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türk-İş’in düzenlediği 1 Mayıs mitingine hoş geldiniz. 


Değerli arkadaşlarım, bizler bugün bu alandayız ama Türkiye’nin her köşesinde milyonlarca emekçi, işlerinin başında, sokakta, meydanlarda, coşku içinde1 Mayıs’ı kutluyor. Biz üyeleri ve aileleriyle birlikte milyonları temsil eden Türkiye’nin en büyük işçi konfederasyonu TÜRK-İŞ olarak; buradan, Tandoğan meydanından, ülkemizin dört bir yanındaki kardeşlerimizi selamlıyoruz, onlara dayanışma ve kardeşlik duygularımızı gönderiyoruz.

 

Kardeşlerim, her zaman olduğu gibi bu 1 Mayıs’ta da taleplerimizi haykırmak, sorunlarımızı dile getirmek, sesimizi daha güçlü bir şekilde duyurmak için buradayız. Kıdem tazminatı hakkımızı korumak için, taşeron işçilerin yıllardır kadro bekleyen geçici işçilerin kadro talepleri için, vergide yaşanan adaletsizlikleri dile getirmek ve adil bir vergi düzeni talep etmek için, hak için, adalet için, alın terimizin karşılığını almak için alanlardayız.

 

Sendikamız Yönetim Kurulu ve personeliyle tam kadro halinde Türk-İş Konfederasyonumuzun düzenlemiş olduğu mitinge katılmıştır. Türkiye Orman İşçileri Sendikası olarak tüm işçi kardeşlerimizin bayramı kutlu olsun.

 

 


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  CUMHURİYETİMİZİN 95. YILI
CUMHURİYETİMİZİN 95. YILI

 29 Ekim 2018 Günü Cumhuriyetimizin 95. yılını Kutlayacağız. Türk milletinin yeniden doğuşu ile kurulan Cumhuriyet’in 95. yılını kutlamanın onur ve gururunu yaşamaktayız.  Atatürk’ün önderliğinde büyük Türk Milleti’nin kanı, canı ve sonsuz emekleriyle kurulan Cumhuriyet’in tüm değerleriyle sonsuza değin yaşatılmasının herkesin vazgeçilmez ortak sorumluluğudur.

Türkiye Orman İşçileri Sendikası olarak büyük emeklerle, mücadelelerle, kanlarla kurulan bu Cumhuriyeti korumak, yaşatmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

Türkiye Orman İşçileri Sendikası olarak orman işçilerimizin ve tüm halkımızın Cumhuriyet bayramını kutluyor saygı ve sevgiler sunuyoruz.


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
  28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü Anma Toplantısı
28 Nisan Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü Anma Toplantısı

 

 

 Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü

BWI Üyesi Türkiye Sendikaları Müşterek Bildirisi

  

“Bir Ölüm Bile Kabul Edilemez”

Değerli Meslektaşlarımız,

İş sağlığı ve güvenliği konusu çalışma hayatının en temel konularından biri olup, bir bilim dalı olarak kabul görmektedir. İş sağlığı ve güvenliği alanı üretim sürecindeki, toplum hayatındaki değişimlere bağlı olarak sürekli gelişim göstermektedir. Üretim süreçlerini, üretim yöntemlerini, verimliliği, ergonomiyi, çalışanların sağlığını yakından ilgilendiren iş sağlığı ve güvenliği konusu günümüzde çevre konusuyla birlikte ele alınmaktadır. İş sağlığı ve güvenliğindeki temel amaç; çalışanların iş kazası geçirmeden, meslek hastalıklarına yakalanmadan güvenli ortamlarda çalışmalarını ve ruhsal, bedensel sağlıklarını korumaktır. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne göre, çalışma ortamında sağlık ve güvenlik bir insan hakkıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kuruluşların çalışmaları, sözleşme, tavsiye kararları ve metinleri bu yöndedir. Avrupa Birliği’nde topluluk düzeyinde geliştirilen ve yüksek bir koruma düzeyi içeren standartlardan biri de iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgilidir.

İş sağlığı ve güvenliği konusuna gereken önem verilmediğinde, bu alandaki sorunlar kendini iş kazaları, meslek hastalıkları, yaralanmalar ve ölümler şeklinde göstermektedir. Nitekim ILO’ya göre; her yıl 2 milyondan fazla kadın ve erkek çalışırken hayatını kaybetmektedir. Çalışanlar yılda 337 milyon iş kazasına maruz kalmakta, 160 milyon çalışma kaynaklı meslek hastalıklarına yakalanmaktadır. Dünyada her 15 saniyede 1 işçi, her gün yaklaşık 6 bin işçi iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ülkemizde ise her gün ortalama 4 ile 6 işçi iş kazalarında hayatını kaybetmektedir. İstatistiklere girmeyen iş kazalarıyla, meslek hastalıklarına yakalandığı için hayatını kaybeden çalışanlarla bu sayı daha da yükselmektedir. Bu olumsuz tabloyla; Türkiye ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün hazırladığı “Güvenlik Kültürü Raporu”na göre, meslek hastalıklarının tamamını önlemek mümkün, iş kazalarının ise yüzde 98’i önlenebilir kazalardır. ILO’nun araştırması, yeterli önlemler alınabilmesi durumunda, başta Soma’daki iş kazası olmak üzere ülkemizdeki pek çok ölümlü kazayı önlemenin mümkün olabileceğini ortaya koymaktadır. Öngörülebilir, önlenebilir olmasına rağmen önlenmiyorsa, iş kazasının adı veya tanımı “iş cinayeti” olmaktadır. İnşaat ve Ağaç İşçileri Enternasyonali’ne (BWI) üye inşaat, yapı materyalleri, ağaç işleri ve ormancılık sektörlerinde örgütlü Türkiye sendikaları olarak, iş kazalarını önlemek mümkünken, evinden ekmeğini kazanmak için işine giden ve bir daha evine dönemeyen emekçilerin ölümlerini kabul edilemez buluyoruz. Bir işçinin bile ölümünü kabul etmiyoruz.

İşte bunun içindir ki, 1984’te Kanada’da başlayan, 1989’da ABD ve 1992’de İngiltere, sonraki yıllarda pek çok ülke tarafından “İş Kazalarında Hayatını Kaybedenleri Anma Günü” olarak hayata geçmeye başlayan, Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından ise 2001 yılından itibaren "Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü" olarak ilan edilen 28 Nisan’da, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle yaralanan ve hayatını kaybeden işçileri anıyor, ulusal ve uluslararası kamuoyunun dikkatini işçi ölümlerine çekiyor ve geride kalan, ekmeği için çalışan emekçiler için sağlıklı, güvenli ve insan onuruna yakışır bir iş istiyoruz.

İş sağlığı ve güvenliği sorunlarının çözüme kavuşturulmasına, sağlık ve güvenlik önlemlerinin geliştirilmesine, dolayısıyla emekçi ölümlerinin önlenmesine yönelik çalışmalar yapmak, politika ve uygulamaları eleştirmek, taleplerde bulunmak, sendikalarımızın temel görevleri arasındadır. Sendikalarımız iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarına etkin bir şekilde katkıda bulunmaya çalışırken, iş sağlığı ve güvenliği alanının taraflarına da görev ve sorumluluklarını hatırlatmakta, bu alanda yapılması gerekenleri talep etmekte, kamuoyunun bilgisine sunmaktadır:

ILO Güvenlik Raporu da göstermektedir ki, iş kazaları ve meslek hastalıkları “kader” değildir. Yeni iş cinayetlerine yol açmamak için iş sağlığı ve güvenliğinde zihniyet değişimine gidilmeli, “önce insan ve işçi güvenliği” anlayışı benimsenmelidir.

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatının eksiksiz hayata geçmesi ve hukuki zeminin tam olarak sağlanabilmesi için bu alanla ilgili ILO Sözleşmeleri ruhuna uygun bir şekilde ulusal mevzuata kazandırılmalıdır.

-          Sendikal örgütlenmenin ve özgürlüklerin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

-          Taşeron işçilik uygulamasına son verilmelidir.

-          İşyerlerinde oluşturulan İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları demokratik yapılar olarak düzenlenmeli, kurulların yaptırım gücü olmalıdır.

-          İş müfettişi sayısı artırılmalı ve işyeri denetimleri etkin olmalıdır.

-          İş güvenliği ve işyeri hekimleri etik ve mesleki bağımsızlık çerçevesinde görevlerini yapmalıdır.

-          Toplumun her kesiminde güvenlik bilincinin ve güvenlik kültürünün oluşturulması için çaba gösterilmelidir.

-          Meslek Hastalıkları Hastanesi veya kliniklerinin sayısı artırılmalı, meslek hastalıklarının tespitine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

-          Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’nde kabul edilen, 2014-2018 Politika Belgesi’ndeki hedeflere ulaşılmalıdır.

-          İş güvencesi ile iş sağlığı ve iş güvenliğinin birbirini tamamladığı gerçeğinden hareketle, tüm çalışanlar sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalıdır. Sigortasız ve sendikasız çalıştırma önlenmeli, kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınmalıdır.

-          İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili alınması gereken tedbirler ek bir maliyet değil, tersine kazaları azaltan, ölümleri önleyen, verimliliği artıran, ürünlerin rekabet şansını artıran uygulamalar olarak kabul edilmelidir.

Günümüzde 30’u aşkın ülkede “28 Nisan” resmi olarak anma ve yas günü kabul edilmiştir. Birçok ülkede de 28 Nisan’ın anma ve yas günü ilan edilmesi için kampanyalar sürdürülmektedir. Biz BWI üyesi sendikalar olarak, 28 Nisan’ın ülkemiz tarafından iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybeden emekçiler için anma ve yas günü olarak kabul ve ilan edilmesini talep ediyoruz.

BWI üyesi YOL-İŞ[i], AĞAÇ-İŞ[ii], ORMAN-İŞ[iii] ve TARIM ORMAN-İŞ[iv] sendikaları olarak on binlerce emekçiyi temsil etmenin sorumluluk ve bilinciyle, ülkemizde sorunlu bir alan olan iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılacak olan iyileştirici çalışmalara katkı vermeye hazır olduğumuzu, emekçi ölümlerine karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyururuz.

Dayanışma ile, 

  

Ramazan Ağar                                                Mürsel Taşçı

Genel Başkan, YOL-İŞ                                 Genel Başkan, AĞAÇ-İŞ

 

 

Baki Yüksel                                                    Şükrü Durmuş

Genel Başkan, ORMAN-İŞ                           Genel Başkan, TARIM ORMAN-İŞ

 

  

 [i] Türkiye Yol Yapı ve İnşaat İşçileri Sendikası, YOL-İŞ

[ii] Türkiye Ağaç ve Kağıt Sanayii İşçileri Sendikası, AĞAÇ-İŞ

[iii] Türkiye Orman İşçileri Sendikası, ORMAN-İŞ

[iv] Tarım Orman Hayvancılık ve Çevre Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası, TARIM ORMAN-İŞ

 

  

 

 

 

 


 
  Bu yazıdan çıktı ver  
 
 

Bu kategoride toplam 17 adet içerik bulundu.
Kayıtlar 1 sayfada listelendi. 1. sayfayı izliyorsunuz.
SAYFALAR » [1]

 
 

Gelişmiş Arama
 
DUYURULAR
 

 

 

YAYINLARIMIZ

 

 

VİDEO GALERİSİ

 

 

 FOTOĞRAF GALERİSİ

 

 

FACEBOOK SAYFAMIZ

 

 

 

 

 

 

 

 

 
…::: TÜRKİYE ORMAN İŞÇİLERİ SENDİKASI :::…